VARTO GEZİ REHBERİ

Muş'un kuzeyindeki eski adıyla Gım Gım olan bu küçük ilçesi olan bu küçük ilçe 30 bin nüfusuyla batısında Bingöl Dağları, kuzeyinde Erzurum Hınıs İlçesi, güneyinde Murat Nehri ve Barajıyla çevrili durumdadır. Bingöl Dağlarındaki Koğ Zirvesi yaın zamana kadar ilçenin en büyük festivaline ev sahipliği yaparken, Fıratın kolu olan Murat Nehri ve bu nehre dökülen küçük çayları ve dereleri ile her bir köyü, 2000 rakımdan daha yüksek Hamurpet Gölleri, el değmemiş güzelliği ile Kunav Mağarası, Kayalıdere Antik Kenti, Varto denilince akla gelen ve gezilecek en güzel yerleridir. Özellikle Kunav Mağaarası, doğa, keşif ve mağara sevenler için Türkiye'nin en güzel yerleri arasındadır.

İlçe merkezi ise genellikle yeşil olup, çaybahçeleri, aşağı ve yukarı çarşı olmak üzere son derece kısıtlı bir alana sahiptir.

 

 

TARİHİ MURAT KÖPRÜSÜ

Murat Köprüsü aslında Muş merkeze bağlı ancak Varto Yolu üzerinde bulunuyor ve Varto'ya giderken yol üzerinde sayılabileceğinden görülmesi gereken yerlere ekliyoruz. 13. yy'da yapılmış olan köprünün kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Köprü adını üzerinde yer aldığı Murat Nehrinden almaktadır.

Birçok yerde 143 metre uzunluğunda olduğu belirtilse de, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından 2002-2009 yılları arasında restoreasyona alındığı belirtilen yazıda 190 metre uzunluğu olduğu belirtilmiştir. 4.77 metre genişliğinde ve 16 – 18 metre yüksekliğindedir. 12 gözlü olan köprü günümüzde de kullanılmakla birlikte sadece yaya trafiğine açıktır. Her iki tarafında kafe ve restaurantlar bulunmakta olup, güzel bir manzarada kahvaltıdan akşam yemeğine kadar zaman geçirilebilir. Köprünün akşam aydınlatması da bulunmaktadır. 2020 itibariyle köprünün her iki tarafında peyzaj çalışamalrı da devam etmektedir.

 

HAMURPET GÖLLERİ

Hamurpet yeni adıyla Akdoğan Gölü aslında büyük ve küçük Hamurpet olmak üzere iki gölden oluşuyor ve her iki göl de volkanik göl olup, çevresi volkanik taşlar bulundurmaktadır. Büyük Hamurpet Gölü, Varto İlçesi'nin kuzeybatısında Hamurpet Dağları'nda yer alır. 2149 rakımda ve 21 metre derinliğinde olup derinliği fazla olmadığından  olduğundan yeşil, turkuaz  renktedir. Gölde bol miktarda aynalısazan balığı ile ördek, kaz, turna ve kunduz da bulunmaktadır. G Fazla olan suyu yakınından geçen İskender Çayı'na boşaltır. Küçük Hamurpet Gölü ise 2173 rakımda kolup 47 metre derinliğinde olduğundan mavi bir görünüme sahiptir. Dipten Büyük Hamurpet’e akıntısı bulunmaktadır. Kayalıdere, İskender ve Köm Kaleleri ile Karaköy Mağaraları da göl çevresine zenginlik katmış durumda.

Hamurpet Gölü doğal güzelliğinin yanında efsanelere konu olan hikayelere de sahip aynı zamanda göl çevresinde bulunan Alevi köylerince de neredeyse kutsallık atfedilmiş durumda. Hamurpet’in adı Hititçe Fırtına tanrısının tapınağındaki kutsal yer ile kutsal anne, hamri suyu, iki yılan, hamur ve iki çocuk anlamındaki ‘Hamri Bitu’ yazılımından Hamurpet’e dönüştüğü belirtiliyor.

 

Efsanelerden en çok bilineni hamile kalan bir kadına iftira atan bir köyün, kadının bedduası ile yerle bir olduğu ve sular altında kaldığıdır. Gölün uydudan çekilen fotoğraflarında bağdaş kuran bir kadın ve suya uzanan bir yılan şekli olması bu efsaneyi daha da ilginç hale getiriyor.

Efsaneye göre iki çocuğa hamile kalan bir kadının köylüler tarafından dışlanıp iftiraya uğrayınca, kadın da köyün yerle bir olması ve sular altında kalması için beddua eder. Bir gece bir ejderha ortaya çıkarak kadını korur ve ejderhanın çıktığı yerden çıkan su ile söz konusu köy sular altında kalır. Gölde bulunan Turna Adası ‘Ada Quling’ de iki çocuğa beşik haline geldiği ve bahar aylarında ortaya çıktığı kabul ediliyor hatta zaman zaman bir yılanın gölde oluşan kasırga ile ortaya çıktığına ve köylülerin bunu gördüğüne inanılıyor.

 

KUNAV MAĞARASI

Hamurpet yeni adıyla Akdoğan Gölü aslında büyük ve küçük Hamurpet olmak üzere iki gölden oluşuyor ve her iki göl de volkanik göl olup, çevresi volkanik taşlar bulundurmaktadır. Büyük Hamurpet Gölü, Varto İlçesi'nin kuzeybatısında Hamurpet Dağları'nda yer alır. 2149 rakımda ve 21 metre derinliğinde olup derinliği fazla olmadığından  olduğundan yeşil, turkuaz  renktedir. Gölde bol miktarda aynalısazan balığı ile ördek, kaz, turna ve kunduz da bulunmaktadır. G Fazla olan suyu yakınından geçen İskender Çayı'na boşaltır. Küçük Hamurpet Gölü ise 2173 rakımda kolup 47 metre derinliğinde olduğundan mavi bir görünüme sahiptir. Dipten Büyük Hamurpet’e akıntısı bulunmaktadır. Kayalıdere, İskender ve Köm Kaleleri ile Karaköy Mağaraları da göl çevresine zenginlik katmış durumda.

Hamurpet Gölü doğal güzelliğinin yanında efsanelere konu olan hikayelere de sahip aynı zamanda göl çevresinde bulunan Alevi köylerince de neredeyse kutsallık atfedilmiş durumda. Hamurpet’in adı Hititçe Fırtına tanrısının tapınağındaki kutsal yer ile kutsal anne, hamri suyu, iki yılan, hamur ve iki çocuk anlamındaki ‘Hamri Bitu’ yazılımından Hamurpet’e dönüştüğü belirtiliyor.

 

Efsanelerden en çok bilineni hamile kalan bir kadına iftira atan bir köyün, kadının bedduası ile yerle bir olduğu ve sular altında kaldığıdır. Gölün uydudan çekilen fotoğraflarında bağdaş kuran bir kadın ve suya uzanan bir yılan şekli olması bu efsaneyi daha da ilginç hale getiriyor.

Efsaneye göre iki çocuğa hamile kalan bir kadının köylüler tarafından dışlanıp iftiraya uğrayınca, kadın da köyün yerle bir olması ve sular altında kalması için beddua eder. Bir gece bir ejderha ortaya çıkarak kadını korur ve ejderhanın çıktığı yerden çıkan su ile söz konusu köy sular altında kalır. Gölde bulunan Turna Adası ‘Ada Quling’ de iki çocuğa beşik haline geldiği ve bahar aylarında ortaya çıktığı kabul ediliyor hatta zaman zaman bir yılanın gölde oluşan kasırga ile ortaya çıktığına ve köylülerin bunu gördüğüne inanılıyor.

Mail Listeme Katıl