Mail Listeme Katıl

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİNDE NELERE DİKKAT ETMELİYİZ?

Öncelikle trekking kavramı ile hiking kavramının çok karıştırıldığını belirtmek gerekir, bazen birkaç güne de yayılabilen trekking uzun ve zor parkurları ifade etmek için kullanılırken, hiking aslında daha kolay doğa yürüyüşlerinin karşılığıdır. Ben ise bu ikisi yerine doğa yürüyüşü ifadesini kullanacağım.

Doğa yürüyüşünde ilk olarak parkurumuzu belirlememiz gereklidir, zira bundan sonraki bütün hususlar parkurun zorluğuna göre şekil alacaktır. Zira zor bir yürüyüş ile kolay bir yürüyüş arasında hazırlık ve ekipman açısından çok büyük farklar bulunmaktadır.

Parkurumuzu bilmiyorsak ve birlikte yürüdüğümüz kişiler de parkur konusunda bilgi sahibi değillerse ayrıca patika gibi belirli bir rotada da yürümeyeceksek yürüyüşümüzün zorluk derecesinin 4-5 olduğunu kabul etmek gerekli.Bu tür bir zorluğa hazır olarak yürüyenlere yönelik ilerleyen haftalarda detaylı bir yazı daha yayınlayacağım. 

Bugünkü yazımızın konusunu daha çok yeni başlayanlar için doğa yürüyüşü konusunda bilgilendirmekle ilgili olacak.

Bir doğa yürüyüşünün olmazsa olmazı ayakkabıdır, yer tutuşu kuvvetli olan ve mevsime uygun ayakkabı tercih etmekle beraber, parkurun zorluğuna göre bilekli ayakkabı tercih etmek bilek burkulmalarının önüne geçecektir. Sürekli yürüyen insanların da bulunduğu bir grupta, daha rahat pantolon, tozluk, baton gibi techizatlarıyla tam donanımlı kişileri görüp soğumayın, bunların hepsi zamanla sizin de doğa yürüyüşlerine daha çok katılmanız halinde alacağınız şeyler olacaktır, yoksa ilk yürüyüşünüzde bunların hepsinin birden olması gerekmez.

Evet en önemlisi ayakkabı dedik ama ayakkabının ayağınıza tam oturan bir ayakkabı olması doğa yürüyüşünde önerilmez, yarım hatta 1 numara büyük ayakkabı almanız gerekiyor, zira doğa yürüyüşünde uzun süre inişler yapabilirsiniz bu da ayağınızın öne doğru kaymasına ve tırnak vurmasına yol açacaktır.

Yaz ve bahar yürüyüşleri için cordura kumaş ve süet der ayakkabı, ayak terlemesi ve ayakkabının dayanıklılığı için önemlidir, ancak kış veya kar yürüyüşlerinde gore-tex botlar daha dayanıklı olacaktır. tabi ben öyle birden fazla ayakkabı alamam diyorsanız gore-tex ayakkabılar tavsiye edebilirim. bu ayakkabılar, su geçirmez olmakla birlikte, hava alabilen ayakkabılardır.

 

Doğa yürüyüşlerinde kullanılan ayakkabılarda genellikle wibram denilen bir taban malzemesi kullanılmaktadır. Bu taban dayanıklı ve özellikle doğada tutunmayı arttıran özelliklere sahip olsa da, ıslak zeminlerde, (kaya, demir, asfalt) aşırı derecede kaygan hale gelmektedir.

Yürüyüş botu konçlu da olsa arka tarafı daha alçak olmalıdır, aksi halde yürümeyi zorlaştırır.

Bugün için doğa yürüyüşlerinde önerilebilecek onlarca ayakkabı markası var, en bilinenleri Salomon, North Face, Columbia olsa da, Asolo, Evolit, Merrrel, jack Wolfskin, Lowa, Lumberjack, Meindl, Mammut, Timberland, Asics gibi markalardır. Tabi br de decathlon markaları var ki, bunların da önerilmeyeceğini söylemek zor.

Fiyat açısından bakarsanız, çok değişken olduğunu 150 TL- 5.000 TL aralığı yazarsak anlaşılacaktır sanırım, ancak orta kalitede bir ayakkabının 600-800 TL olduğunu belirtmek gerekir.

Ayakkabıdan sonra en önemli malzeme, bana göre çanta. zira ayakkabının ayakları rahatlatması kadar, uzun sürecek yürüyüşlerde omuz ve sırt ağrısı da yürüyüşe çıktığına pişman edebilir insanı. Peki nasıl bir çantamız olması gerekiyor?

Bu sorunun da cevabı yürüyüş yapacağınız yer, zamanla ilgili de olsa önerebileceğim ilk şey, 10 lt ve üstüyse mutlaka bel desteği olması gerektiğidir. Zira uzun yürüyüşlerde içinde biraz atıştırmalık çerez veya sandviç, bir yedek çorap, 1 lt su, olan altı üstü 2-3 kg ağırlık bile omuzlara 10-15 kg ağırlık gibi hissettirecektir, bu yüzden omuzlarınızdaki yükü belinize yani direk ayaklarınıza aktarabilecek bir çanta olması son derece önemli.

Çanta ile ilgili tek kriter ne yazık ki bu da değil, bir diğer önemli konu da bel ile arasında boşluk olan, destekli veya fileli bir çanta olması, yoksa ne kadar hava alan ve çabuk kuruyan bir t-shirt giymiş olursanız olun, beliniz sürekli ıslak olacaktır.

Çantanızın su geçirmemesi zorunludur ancak bunun çözümü çanta için bir yağmurluk almak da olabilir.

Burada söylenebilecek bir husus da birkaç günlük kamp yapmayacaksanız, günübirlik doğa yürüyüşlerinde kullanacaksanız 20-30 lt çantanın size yeteceğidir, planlarınız içine kamp girdiği anda 50-60 lt olan çantalara bakmanız gerekli. fiyat aralığı da tabi bu düzene göre değişmekle birlikte 150 - 600 TL arasında diyebiliriz. 

Ayakkabı ve çantadan sonra pantolon ve t-shirt konularına da kısaca değinmekte fayda var. Pantolon giyilecekse, vücudu saran ve yapışan bir pantolon olmaması yani esnek bir pantolon olması yürüyüşü kolaylaştıracaktır. Kalın olup olmaması, astarının olup olmaması veya alt kısmının fermuarlı olup çıkarılıp çıkarılmaması tamamen tercih konusudur, yani nerede, hangi zamanda, ne kadar süre yürüyüş yapacağınıza bağlıdır. Bu hususlar yürüyüş için tercih edeceğiniz t-shirt için de geçerlidir.

Bir diğer önemli konu da baton kullanımıdır, her ne kadar, ilk yürüyüşlerde kullanmak zor ve lüks gelse de baton her bir adımda ayaklara binen yükü 4-6 kg kadar azaltmaktadır, bu uzun yürüyüşlerde tonlarca ağırlığı ayaklar yerine batonun taşıması demektir. sıklıkla doğa yürüyüşlerinde baton yerine ağaç dallarının kullanıldığını görürsünüz, burada dikkat edilmesi gereken şey, dalın kalın ve ağır olmamasıdır aksi halde ayaklarınızdan aldığınız ağırlığı kolunuza taşıtır ve bu kez de kol, omuz ağrılarıyla karşı karşıya kalırsınız.

Bunlar haricinde, tozluk, şapka, düdük, güneş kremi, dudak kremi, güneş gözlüğü, kafa feneri, bere, eldiven, maske, yürüyüşlerin türü ve zamanına göre hava şartlarının yürüyüş keyfini almasının önüne geçecek ve yürüyüşü daha keyifli hale getirecektir.

Doğa Yürüyüşlerinde gerekli olan malzemelerin temel olanlarına değindikten sonra özellikle bahar ve kış yürüyüşlerinde "Soğan Giyinme Kuralı"na da değinmek gerekli. Bu kuralın değişik isimleri de olabilir, soğan modası, soğan kuralı gibi. Temel amaç kalın giyinmek yani vücudu sudan ve soğuktan korumaktır ancak aynı zamanda çıkarılabilecek şeyler giymek gerekli, yani tek kat ve kalın kıyafet yerine ince ve birden fazla kat kıyafet tercih edilmeli, böylece üşüdüğünüzde üzerinizi kalınlaştırabilir, sıcakladığınızda terlemeden inceltebilirsiniz, zira yürüyüş sırasında terlememek de üşümemek kadar önemlidir.

Doğa yalnız olduğunuzda güzel gelse de, tek başına doğaya çıkarken gerekli tedbirleri almanız, özellikle bazı yerlerde telefon/gps cihazınızın çekmediği, pilinin bitebileceği, bozulabileceği dikkate alındığında, bulunduğunuz yerin haritasının bulunması, pusulanızın olması, yakınlarınızın yaklaşık konumunuzdan haberdar olması mutlaka gereklidir. 

Yürüyüş yapacağınız rotayı da çok iyi bilmiyorsanız, eğim çizgilerini de gösterir bir harita hayatınızı kurtarabilir. Bütün bunları edinmek zor diyorsanız ve bir gps cihazınız yoksa teknolojiden medet ummaktan başka çareniz yok, özellikle benim kullandığım "wikiloc" programı benim keşif programım niteliğinde. hatta keşif olmayan rotalarımı da kaydetmeye başladım. 

Grup halinde bir yürüyüş yapıyorsanız, en önemli konular rehberin önüne geçmemek, söylediklerini adeta bir asker-komutan ilişkisi içerisinde uygulamaktır, zira doğada bazen rehberi dinlememenin sonuçları hem kişi hem de grup için ağır olabilmektedir. rehberin önüne geçmemek kadar artçının arkasında kalmamak da önemlidir.

Özellikle uzun yürüyüşlerde "tükenme" durumuna dikkat edilmesi, enerjinin dengeli kullanılması, yürüyüşün tamamlanması açısından şarttır, bu durumda 45-50 dk yürüyüp 10-15 dk mola vermek enerjinizi ve moralinizi yüksek tutmanızı sağlayacaktır.

Grup halinde yürüyüşlerde önünüzdeki ve arkanızdaki kişilerle göz temasını kaybedecek kadar uzaklaşmamak gerekli, yoksa ağaçlık veya insan boyunu geçen çalılıkların bulunduğu yerde kaybolmanın çok kolay olduğunu deneyimleyebilirsiniz. Gruptan koptuysanız pek yerinizden hareket etmemeniz daha da önemli, en son temas kurduğunuz yerin yakınlarında bulunmaya çalışın.

Doğa yürüyüşlerinde en hayati konulardan birisi su tüketimidir. Yaş ve cinsiyete göre değişmekle beraber insan ortalama olarak günde 2-2,5 lt su kaybeder, bu su kaybı doğa yürüyüşlerinde, terleme ve solunum nedeniyle daha da artmaktadır. Bu nedenle hücreleri susuz bırakmamak adına, henüz susamadan düzenli olarak su içmektir, ağız kuruluğu ile başlayan vücut susuzluğu enerji tüketimini arttıracak ve kalp ritminizi bozacaktır. her molada veya yürüyüş sırasında birkaç yudum su içmek, her molada 1 lt su içmekten daha faydalı olacaktır.

SU İÇMEK İÇİN SUSAMAYI BEKLEMEYİN...​

Yürüyüş sırasında sürekli gözlem yaparak doğru yönde olunduğu kontrol edilmeli, güzergah için belirleyici noktalar gözlenmelidir. 

Doğa yürüyüşleri sırasında sıklıkla köpeklerle karşılaşılabilir, tedirginliğin yaşanmaması için çoban köpeği ise mümkünse sürüden uzak durulmalıdır, diğer köpekler ise genellikle zararsızdır, yine de köpeklerle karşılaşıldığı takdirde ise soğukkanlı kalmak ve kaçmaya çalışmamak, ani hareketlerden kaçınmak gereklidir.